ÇİÇEKLERİM HAYATA DAİR

Orkidem: Umut Işığım

Size daha önce orkidelerimden bahsetmiş miydim? Benim için umudun ve mucizelerin çiçeğidir orkideler. İlk orkideme evlenmeye adım  attığımız söz merasimi sırasında gelen arajmanla sahip oldum. Kocaman çiçekleri ile 2 dala sahip, güzel bir orkideydi. Lakin orkidem çiçeklerini döküp, sapı dahi kalmadığında ondan vazgeçmiştim bile. Ardından evlendim, kendi evime taşındım. 1 seneyi aşkın sadece yapraktan ibaret olan orkidemi koltuğın arkasına, orkidelerin tam da ihtiyacı olan gün ışığını doğrudan alan, onlar için en uygun yer olduğunu sonradan keşfettiğim camın önüne adeta atıverdim. Bir kaç ay sonra kendisini plansız ziyaretimde 2 yerinden dal verip, üstelik bu dalların da tomurcuklandığını keşfettim. İşte dedim hayat, en umutsuz olduğun zamanlarda bile güneş doğuyor. Orkidem adeta bana hayat dersi vermişti. Baktım orkidem hayata tutunuyor, hemen internetten izlediğim videolardan feyz alıp, bakım yapmaya. Çiçek açtı, büyüdü, kocaman oldu. Yerini sevmişti orkidem. Hoop oradan alıp, mutfak masamın üstüne konuşlandırdım. Ee artık gözümün önünde durma vakti gelmişti.

Annemin evine gittiğimde biri annemin, diğeri kardeşimin olan 2 orkidenin de çiçeklerini dökmüş olduğunu görmüştüm. Annemin yazlıkta olması, erkeklerin çiçek bakımı konusunda çok başarılı olamaması (babam istisna olmak koşulu ile), ve benim artık bu konuda kendime güvenim sebebi ile onları da alıp, yeni yuvalarına getirdim. Ve onlar da öyle bir açtı ki, hele biri 4 yerden dal verdi, çiçek açtı. Ardından çok fazla orkidem olsun istiyorum diyerek, yapı marketten aldığım sarı orkidem ve eşimin evlilik yıl dönümünde ofise yolladığı bir diğer orkidem ile 5 adet orkidenin sahibesi oluvermiştim. Bir söz okumuştum, ”orkideler bulundukları evi severlerse, çiçek açarmış.” Sanırım benimkiler sevdi. Bir de benim gibi onlarla konuşan, çiçekleri öpererek seven bir çiçek severle yaşayınca değmeyin keyiflerine.

Bu yaz uzun süren tatillerimden dolayı, iyi bakamadım onlara. Kurumuş çiçeklerini koparıp, kitap ayracı yapmak üzere sakladım. Dallarını budadım. Geçtiğimiz haftalarda bir de baktım ki, minik bir mucize sarıvermiş yine etrafımızı yine hiç beklenmedik bir zamanda. Mucizeler böyle ansızın gelirmiş…

2 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir