GEZİYORUM

Sapanca- Mudurnu- Abant Gezimiz

Kış tatili sevenlerden değilim aslında. Üşümeyi sevmiyorum. Sıcaktan kavrulmayı, üşümeye açık ara farkla tercih edenlerdenim. Ama yeni yerler gezmek ise mesele o zaman ‘haydi’ der yola çıkarım. Yılbaşı tatili de uzun olunca, bir kaç ay öncesinde konuştuğumuz yılbaşı tatili programını biz dahil 2 çift olarak uygulamaya karar verdik.

Pazar sabahı erkenden yola çıktık. Sapanca’ya, benim yıllar önce gidip de çok sevdiğim bir yerde kahvaltı etmek üzere rotayı çevirdik. Gittiğimiz mekanın adı Çiftlik restorant. TEM’den Sapanca çıkışından çıktıktan sonra Sapanca merkeze değil, diğer yöne doğru gittiğinizde restorantların olduğu bölgede.

Çiftlik Restorant- Sapanca

İçeride şöminesi, soba üstünde kaynayan çayı ile sımsıcak bir ortam. Kahvaltısı hele, o kadar çeşitli ve bir o kadar da lezzetli ki.. Mükemmel de bir bahçesi var. Bahar nasıl da güzel olur bu bahçede kahvaltı. Ben hep kış mevsiminde denk geldim ne yazık ki.

Çiftlik Restorant- Sapanca

 

Çiftlik Restorant- Sapanca
Çiftlik Restorant- Sapanca
Çiftlik Restorant- Sapanca

Uzun uzun kahvaltı keyfi sonrası bahçede bol bol fotoğraf çekip, çektirdikten sonra yola çıktık yeniden. Tabi ki soğuk havaya rağmen, bahçede kahve içmeyi unutmadık 🙂

Mudurnu Yolları

Bizim asıl konaklama rotamız Mudurnu idi. Oraya gidene kadar karlı yollardan geçtik. Şükür, kar daha önceden yağmış ve bu sebeple yollar açıktı. Ama durup, buralarda bol bol fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedik.

Keyvanlar Konağı- Mudurnu

Mudurnu’da tarihi bir konakta kaldık, Keyvanlar Konağı. Birlikte gittiğimiz arkadaşlarımız defalarca gitmiş, çok beğenmişler ve bize de tavsiye etmeleri üzerine yılbaşı programımızı bu şekilde planladık. Konak dokusu, mobilyaları, yürürken gıcırdayan tahtaları, her şeyiyle tarihi. Mudurnu da küçücük tarihi bir kasaba. Konağın işletmecileri ve çalışanları da aynı samimi dokudan.

Mudurnu Saat Kulesinden

Mudurnu saat kulesine çıkıp, bu küçük kasabaya tepeden baktık. Karlar bu şirin kasabaya daha da şirinlik katmış gibiydi. Saat kulesindeki kafede çay-tost keyfimizi de yapıp, yanan odun sobasında üşüyen vücudumuzu normal seviyeye getirdik çok şükür 🙂

Keyvanlar Konağı-Mudurnu

Sabah kahvaltı konaklama ücretine dahildi. Akşam yemeği tercihimizi de yine Konakta yaptık. Benim için konağın en büyük sorunu soğuk olmasıydı. Kaloriferli olmasına rağmen ne yazık ki ısınmıyordu. Kış mevsimi tercih etmek biraz hatalı bir tercih gibiydi. Zaten gezinin neredeyse tamamını üşüyerek geçirdiğim için, daha sıcacık bir yerde kalmak tercih nedenim olabilirdi.

Ertesi gün rotamız tabi ki Abant’tı. Abant’a Mart ayında iş toplantısı dolayısıyla gitmiş, 3 günlük Abant seyahatinde yalnızca 15 dk göl kıyısına gitme imkanı bulabilmiştim. Onun dışında geceleri hariç tam zamanlı toplantı ve eğitimle donatılmış bir programımız vardı. 2018 bitmeden yakaladım ve doyasıya Abant turu yapabildim 🙂 O zaman yemyeşil halini, şimdi de beyaza bürünmüş halini görmüş oldum.

Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü
Abant Gölü

Manzara öylesine müthişti ki, bol bol fotoğrafladım her bir anı. Kahve keyfimiz ve olmazsa olmaz sucuk ekmek ziyafetimizi de çektikten sonra, Bolu merkezi dolaşmak üzere yola düştük. Sonrası yine Mudurnu, Keyvanlar konağı.

Yılbaşı dolayısıyla canlı müzik ve akşam yemeği organizasyonu vardı konakta. Biz yeni yıla burada girdik. Yorgunluktan yeni yıla girmeyi zor bekledim desem yeridir 🙂

Keyvanlar Konağı-Mudurnu
Keyvanlar Konağı-Mudurnu

Bir yılı daha arkamızda bırakıp, yepyeni bir yıla girdik yine. 2018 benim için bir hayli zorluydu. Kendimi, ne istediğimi, hayallerimi, huzuru aradığım bir yıldı. 2019 güzel gelecek biliyorum, hissediyorum. Hepimiz için sağlık, huzur, bereket ve sevdiklerimizin hep yanımızda olduğu bir yıl olsun …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir